Ocak  2026

 

 

 

 

Aylık Türkiye Enerji Verileri (ATEV), Türkiye’de enerji tüketimini tüm yakıtlar bazında inceleyerek, hem öne çıkanları, hem veri dosyası hem de 120’den fazla görseli içeren sunum destesi ile alanındaki tek yayındır.

Büyüme Göstergeleri

2026 yılı büyüme tahminleri için enerji talebinin nasıl geliştiğini gözlemlemek bu ayki ana konumuzdur. Temelde elektrik, dizel ve sanayi kömür talebi ile “üretim tarafı büyümesi” ve benzin, jet ile gaz talebi ile de “tüketim tarafı büyümesini” anlamaya çalışıyoruz. Toplam petrol talebinin yapısal olarak arttığının netleşmesi iki taraftaki büyümenin de güçlü olduğuna dair bir kanıt olabilir. Bu ayki raporumuzda bu büyüme göstergelerine bakarken, bu büyümeye rağmen son 5 senedeki en düşük aylık enerji ithalatının gerçekleştiğini de göreceğiz.

Elektrik talebi geçen ay da beklediğimiz gibi güçlü seyrini devam ettirdi. Fakat bu gerçekleşme rakamı beklentilerin üzerinde oldu. Geçen seneki soğuk 4 ay (Kasım-Şubat) ile kıyaslandığında Aralık ayının geçen senenin altında kalması beklenirdi. Fakat büyüme için en büyük pozitif işaret bu yeni Aralık rekoru oldu.

ATEV Ocak 2026 raporunda öne çıkanlar:

  • Aylık rekorlar olarak baktığımızda; Elektrik, güneş, gaz ile petrol üretimleri, toplam petrol, dizel, benzin, jet, taşkömürü talebi rekor kırdı.
  • 12 aylık toplamlarda, elektrik talebinde son 4 aydır 355 TWh’e yakın seyreden seviyeden yukarı doğru tekrar bir hareketlenme var. Yani yeni bir artış süreci başlayabilir.
  • Güneşten elektrik üretimi 37, rüzgardan 39.5 TWh civarında olan 12 aylık toplam üretim 76.5 TWh ile önemli bir eşiği aştı.
  • Petroldeki büyüme tüm temel petrol ürünlerinde net olarak yapısal bir artışı gösteriyor. Bu da seneye her ay en az 1.1 mv/g üstü petrol talebi beklentisi doğuruyor. Haziran-Temmuz pik petrol talebi de 1.4 mv/g’ün biraz altında kalabilir.

Ayın Grafiği – Gaz Talebi Sürprizi

Bu ayki ana tartışma grafiğimiz gaz talebinde sıcak bir 2025 Kasım ayının çok soğuk bir 2024 Kasım talebine yakın seyretmesi oldu. Gaz talebi sürprizlerle doludur. Davranışsal etkiler vardır. Yani mesela erken gelen bir soğuk ile geç gelen soğuk talebi farklı etkileyebilir. Burada Kasım talebinin 2023’ün çok üstünde gerçekleşmesi, talebin güçlü seyredeceğinin işareti olabilir. Bunun temel belirleyicilerinden biri de fiyat esnekliğinin düşüşü olarak değerlendirilebilir. Fakat Kasım talebinin 2024-2025 farkının düşük olması, petrol sonrası gaz talebinde de yapısal bir artış göstergesidir.

Ekonomik Gösterge olarak Dizel Talebi

Bir ekonomik gösterge olarak dizel talebindeki artış yerini sağlamlaştırmıştır. Binek araç pazarında kaybettiği paya rağmen aylık rekorlar gelmeye devam etmektedir. Bu da ılıman değil güçlü bir büyüme habercisi olarak değerlendirilebilir.

 

Tüketici Göstergesi Olarak Benzin

Benzin talebindeki seviye ve rekorlar netleşmiş oldu. Tüketici tarafı ekonomik göstergelerde okulların açılması sonrası ağır ağır düşmesi beklenen benzin talebi Kasım ayında bu eğilime de meydan okumuştur. Özellikle yıl sonu kampanyaları ile araç sayısı artışını, Ocak ayı istatistikleri yayınlandığında daha net görebileceğiz.

Talep Artarken Düşen İthalat

Enerji ithalatında son 5 yılın en düşük Kasım ithalatı da gerçekleşmiş oldu. Yerli petrol ve gaz üretimi, rüzgar ve güneşin etkisi ile bu sefer ithalat gözle görülür bir farkla aşağıda kapattı. Bunun bir kurak yılda gerçekleşmiş olması da dikkat çekicidir. Eğer ortalama bir yağış yılı olsaydı muhtemelen çok daha olumlu bir manzara ile karşılaşacaktık.

 

Büyüme Artarken Riskler

Avrupa gaz fiyatlarının çok hızlı artması kısa vadede Türkiye gaz piyasasını da etkileyebilir. Bu artışın sebebi Avrupa’da devre dışı olan nükleer santraller ve soğuk dalgası olsa da, TTF hareketinin bu kadar sert olması depolama endişelerini de fiyatlıyor olabilir. TTF’in bu seviyelerden tekrar 7-8 $/mmbtu bandına düşmemesi durumunda bu AB için enflasyona dönüşebilir. Nitekim gaz fiyatlarını bir enflasyon koruma aracı gören bazı tahvil hareketleri de gözlendi.

Güneşli Güzel Bir Yıl

Güneş üretiminde çok olumlu bir yılı geride bırakırken, güneş üretim artışının Mayıs-Eylül döneminde daha da yüksek olduğunu yıllık grafikten görebiliyoruz. Fakat bu sene Aralık üretiminin sene başındaki Ocak üretimine çok yakın olması biraz kafa karıştırıcıdır.

Hidroelektrikte Kurak bir Yıl Profili

Hidroelektrik üretiminde “kontrollü üretim” rejimi diyebileceğiz, gaz ve talep ile üretimin dengelendiği 4 aylara girdik diyebiliriz. İlk etapta hidroelektrik üretiminin tekrar uzun yıllar ortalamasına yaklaştığı bir Aralık ayı gördük. Ama kurak yılda hidroelektrik üretiminin neye benzediğini gösterdiği için bu grafik önemli. Kurak da olsa, yıl zirvesi Nisan-Mayıs’ta gerçekleşti. Dip ise Ekim ayında görüldü.

 

Rüzgar Yılın Yarısında Rekorlar Kırdı

Rüzgarda bu sene artan kurulu güç ile birlikte, 12 ayın 6 ayında aylık rekorlar kırıldı. Özellikle Ağustos ayındaki 4.58 TWh uzak ara en yüksek aylık rekor olarak tarihe geçti. Rüzgar dip olarak da 2.6 TWh/ay seviyesinin çok altına düşmedi.

Avrupa Gaz Fiyatlarında Roket Formasyonu

TTF Avrupa gaz fiyatlarının yaptığı yükseliş hareketi çok hızlı fiyatlanan bir panik göstergesine benzemektedir. Kısa bir süre 28€ civarında seyrettikten sonra tüm 20, 50 günlük ortalamaları hızlıca kırması, yatırımcı tarafındaki tedirginliği göstermektedir. Veya TTF gaz fiyatı harici, “nükleer santral sorunları”nı fazlaca da fiyatlıyor olabilir. Norveç’te hidroelektrik sorunları da bu endişeleri arttırabilir.

Fransız nükleer santrallerinde oluşabilecek kaskat bir sorunda, Avrupa gaz fiyatlarının nereye gideceğini hayal etmek düşündürücü olabilir.

 

Değerlendirme

Türkiye’deki ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden olabilecek enerji talebinde, nihai tüketiciye dair benzin ve jet talebinde rekor seyirler devam etti. Bu da tüketim tarafında büyüme parametrelerinin gücünü göstermektedir.

Dizel, taş kömürü, sanayinin kömür kullanımı gibi diğer ekonomik gösterge niteliğindeki yakıtlar da üretim tarafındaki güçlü seyre işaret ediyor.

Elektrik talep artışı üretim tarafına dair olumlu sinyaller verirken, toplam enerji talebinde elektrik payının arttırılması için de olumlu bir gelişmedir.

Hidro üretimindeki düşüşün ve bunun artan gazdan elektrik üretimi ile karşılandığı bir yılı geride bırakırken, rüzgar ve güneşte toplamda 75 TWh’i aşan elektrik, yerli petrol ve gaz üretiminin ithalata olumlu etkilerini de gözlemlemeye başladık.

Risk olarak Avrupa tarafındaki TTF’in çok hızlı artışı, yerli gaz üretiminin artmasının ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlattı.

Yazar: Barış SANLI

 

ATEV Sunumunu indirmek için Tıklayınız

Kaynak Veri Dosyası indirmek için Tıklayınız

Diğer İçerikler